İçeriğe geç
Merak
Merak

Kayıptan Kaçınma nedir?

Kayıptan kaçınma, aynı büyüklükteki bir kaybın, bir kazançtan daha güçlü hissedilmesi ve kararlarımızı kaybı önleme yönünde eğmesidir.

Kısaca

Psikologlar Daniel Kahneman ve Amos Tversky'nin ortaya koyduğu bulguya göre insanlar seçim yaparken kazancın büyüklüğüne değil, referans noktalarına göre kayıp mı kazanç mı yaşadıklarına bakar. 100 lira kaybetmenin verdiği rahatsızlık, 100 lira kazanmanın verdiği memnuniyetten belirgin biçimde ağır basar. Bu asimetri yatırım, sigorta, pazarlık ve gündelik alışverişte kararları sessizce yönlendirir.

Nasıl işler?

Kayıptan kaçınmanın çekirdeğinde referans noktası fikri vardır: bir sonucu mutlak olarak değil, kendimize kurduğumuz bir başlangıç çizgisine göre değerlendiririz. Aynı 1.000 lira, 900'den gelene kazanç, 1.100'den gelene kayıp gibi hissedilir. Bu yüzden aynı seçenek nasıl çerçevelendiğine göre kabul de edilebilir reddedilebilir de — "yüzde 90 hayatta kalma" ile "yüzde 10 ölüm" aynı bilgidir ama aynı hissettirmez. Etki, riskten kaçınmayla da karışmamalıdır: insanlar kayıp bölgesindeyken çoğu zaman daha çok risk alır, çünkü kaybı geri alma ihtimali için kumar oynamayı tercih ederler.

Yaygın yanlış

Sanılan: Kayıp, kazançtan tam olarak iki kat acıtır; bu sabit bir insan katsayısıdır.

Gerçek: "Yaklaşık iki kat" ilk çalışmalardan çıkmış kaba bir ortalama, evrensel bir sabit değil. Sonraki araştırmalar oranın kişiye, tutarın büyüklüğüne ve bağlama göre değiştiğini; küçük tutarlarda etkinin belirgin biçimde zayıflayabildiğini gösteriyor. Etkinin varlığı geniş kabul görüyor, ama tek bir sayıya indirgemek bulguyu olduğundan kesin gösteriyor.

Nereden geliyor?

Kavram, psikologlar Daniel Kahneman ve Amos Tversky'nin 1979'da Econometrica dergisinde yayımladığı Beklenti Kuramı (Prospect Theory) makalesiyle literatüre girdi. Çalışma, klasik iktisadın "insan tutarlı biçimde faydasını en üst düzeye çıkarır" varsayımını sarstı ve davranışsal iktisadın kurucu metinlerinden biri sayıldı. Kahneman bu hat üzerindeki katkılarıyla 2002'de Nobel Ekonomi Ödülü'nü aldı.

Günlük hayattan örnek

Zararda olan bir hisseyi satmayı erteleyip kârdakini hemen satmak tipik bir örnektir: zarar "gerçekleşmesin" diye beklemek, matematiksel değil duygusal bir karardır.

Sohbette şöyle anlat

“İnsan aynı parayı kazanmakla kaybetmeyi eşit hissetmiyor; kaybın acısı kazancın keyfinden ağır basıyor. Kararlarımızın çoğu bu asimetriden çıkıyor.”

SIK SORULANLAR

Kayıptan Kaçınma hakkında sık sorulanlar

Kayıptan kaçınma ile riskten kaçınma aynı şey mi?

Değil. Riskten kaçınma, belirsizlikten uzak durma eğilimidir. Kayıptan kaçınma ise kaybı kazançtan ağır hissetmektir ve ilginç biçimde kişiyi zaman zaman daha çok risk almaya iter: kaybı telafi etme ihtimali için kumar oynamak buna örnektir.

Kayıptan kaçınma günlük hayatta nerede karşımıza çıkar?

Ücretsiz deneme süresi bitince aboneliği iptal edememek, indirim kampanyalarındaki "kaçırma" dili, zararda olan bir varlığı satamamak ve pazarlıkta ilk teklife çıpalanmak sık verilen örneklerdir.

Bu eğilimden kurtulmak mümkün mü?

Tamamen ortadan kaldırmak zor, ama etkisi azaltılabilir. En sık önerilen yöntem kararı çerçeveden bağımsız hâle getirmektir: seçeneği hem kazanç hem kayıp diliyle yazmak, ölçütü önceden belirlemek ve kararı geçmişte harcanan tutardan ayırmak.

Dinleyerek öğren

Her gün 5 dakika, yeni bir merak

Yüzlerce kavram ve fikir, net sesli anlatımla cebinde. Uygulamayı indir, öğrenmeyi alışkanlığa çevir.