Erteleme (Procrastination) nedir?
Erteleme, yapılması gereken bir işi olumsuz sonuçlarını bilerek de olsa gönüllü biçimde geciktirme eğilimidir; genellikle bir öz düzenleme sorunu olarak görülür.
Kısaca
Erteleme, bir görevin önemsizliğinden değil, o görevin yarattığı olumsuz duyguyu (kaygı, sıkılma, başarısızlık korkusu) o an azaltma isteğinden kaynaklanır. Yani mantıktan çok duygu düzenlemeyle ilgilidir. Kısa vadede rahatlama getirir, ama sorun büyür. Araştırmalara göre bu döngü çoğu zaman suçluluk ve stresle sürer; tembellikle karıştırılsa da ikisi farklıdır.
Nasıl işler?
Erteleme, yapılması gereken işin kendisiyle değil, o işin uyandırdığı duyguyla ilgilidir. Zor, sıkıcı ya da başarısızlık ihtimali taşıyan bir görev düşünüldüğünde ortaya çıkan rahatsızlık, kişiyi anlık olarak rahatlatan başka bir davranışa iter — telefon, temizlik, başka bir iş. Bu kaçış kısa vadede işe yarar ve tam da bu yüzden pekişir: her erteleyişte rahatlama duygusu davranışı ödüllendirir. Sonraki gün aynı görev, üstüne bir de suçluluk eklenmiş hâlde geri gelir. Döngüyü kıran müdahaleler genellikle işi küçültmeye ve başlama eşiğini düşürmeye dayanır, çünkü asıl direnç bitirmede değil başlamadadır.
Yaygın yanlış
Sanılan: Erteleme tembelliktir; kişi yeterince disiplinli olsa ya da zamanını iyi planlasa erteleme olmaz.
Gerçek: Erteleyen kişi çoğu zaman boş durmaz — başka bir şey yapar; tembellikte ise eylemsizlik vardır. Alandaki çalışmalar ertelemeyi bir zaman yönetimi sorunundan çok duygu düzenleme sorunu olarak tarif ediyor: kişi zamanı değil, görevin uyandırdığı olumsuz duyguyu yönetmeye çalışıyor. Nitekim ilginç bir bulgu daha var: kendini erteleme yüzünden sert biçimde yargılayanlarda erteleme azalmıyor, artabiliyor; öz-şefkatin döngüyü gevşettiğine dair bulgular bulunuyor.
Nereden geliyor?
Kelime Latince "pro" (ileri) ve "cras" (yarın) parçalarından geliyor: yarına atmak. Modern psikolojide alanı toparlayan çalışma, Piers Steel'in 2007'de Psychological Bulletin'de yayımladığı ve yüzlerce araştırmayı bir araya getiren meta-analizidir. Ertelemenin duygu düzenlemeyle bağını öne çıkaran hat ise Fuschia Sirois ve Timothy Pychyl'in çalışmalarıyla anılır.
Günlük hayattan örnek
Yarın teslim edilecek raporu açmak yerine kişinin telefonuna sarılıp saatlerce içerik kaydırması; işi bilerek son ana bırakması.
Sohbette şöyle anlat
“Erteleme aslında zaman yönetimi değil, duygu yönetimi meselesi: işten değil, işin verdiği huzursuzluktan kaçarız.”
Erteleme (Procrastination) hakkında sık sorulanlar
Erteleme tembellik midir?
Hayır. Erteleyen kişi genellikle başka bir işle meşguldür; tembellikte ise eylemsizlik vardır. Araştırmalar ertelemeyi, görevin uyandırdığı olumsuz duygudan kaçınma davranışı olarak tanımlıyor.
Erteleme nasıl kırılır?
En sık önerilen yol, görevi başlanabilecek kadar küçültmek ve süreyi sınırlamaktır — "raporu bitir" yerine "iki dakika aç ve başlığı yaz". Direnç genellikle bitirmede değil başlamada olduğu için, başlama eşiğini düşürmek en etkili müdahale sayılıyor.
Baskı altında daha iyi çalıştığım doğru mu?
Son ana bırakınca iş çıkıyor olabilir, ama bu genellikle işin kalitesinin değil aciliyetin sonucudur. Çalışmalar kronik ertelemenin daha yüksek stres ve daha düşük performansla ilişkilendirildiğini gösteriyor; "baskıda iyiyim" hissi çoğu zaman geriye dönük bir yorum.
İlgili kavramlar
Bu kavramı yazıda oku

Neden Erteleriz? Ertelemenin Psikolojisi ve Çıkış Yolu
Erteleme tembellik değil, bir duygu düzenleme sorunudur. Şimdiki-ben ile gelecekteki-ben arasındaki savaşı çözüp döngüden çıkmanın somut yolları.

İrade Gücü: Öz-Disiplin Gerçekte Nasıl Çalışır?
İrade bir his değil, kurulan bir sistem. Ego tükenmesi tartışması, ortam tasarımı ve if-then planlarıyla öz-disiplinin gerçekte nasıl çalıştığını çözüyoruz.
Her gün 5 dakika, yeni bir merak
Yüzlerce kavram ve fikir, net sesli anlatımla cebinde. Uygulamayı indir, öğrenmeyi alışkanlığa çevir.
